´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Cumhuriyet Gazetesi Sal─▒ Kitaplar─▒ ┬╗ Pierre ve Jean : 06


PIERRE VE JEAN

GUY DE MAUPASSANT

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 39


Bir hamlede i├žimize do─čan, okunan yirmi dize ya da yirmi t├╝mce sanki esine kap─▒lm─▒┼č gibi bizi y├╝re─čimize kadar sarsar; ama daha sonra gelen dizeler, daha sonra gelen sat─▒rlar hep bildi─čimiz dizelere, hep bildi─čimiz sat─▒rlara benzer.
D├óhilerin hi├ž ku┼čkusuz bu t├╝r ac─▒lar─▒, s─▒k─▒nt─▒lar─▒ yoktur. ├ç├╝nk├╝ onlar i├žlerinde her t├╝rl├╝ engeli y─▒kan bir yarat─▒c─▒ g├╝├ž ta┼č─▒rlar, kendi kendilerini denetlemezler. Oysa bizim gibiler, yaln─▒zca bilin├žli, inat├ž─▒ birer i┼č├ži olanlar ancak s├╝rekli u─čra┼čmalar─▒ sayesinde kar┼č─▒la┼čacaklar─▒ cesaret k─▒r─▒c─▒ durumlarla m├╝cadele edebilirler.
─░ki ki┼či, sade ve ayd─▒nlat─▒c─▒ dersleriyle, bana b─▒kmadan yeni yeni giri┼čimlerde bulunma g├╝c├╝n├╝ verdi. Bunlardan biri Louis Bouilhet, ├Âteki de Gustave Flaubert'dir.
Yazmaya ba┼člay─▒p da kendilerine gere─činden fazla g├╝vensizlik g├Âsteren baz─▒ gen├žlere, birka├ž sat─▒rla ├Âzetlenen bu ├Â─č├╝tler belki yararl─▒ olur diye burada onlardan ve kendimden s├Âz ediyorum.
Flaubert'in dostlu─čunu kazanmadan a┼ča─č─▒ yukar─▒ iki y─▒l ├Ânce olduk├ža i├žten bir bi├žimde ahbapl─▒k etti─čim Bouilhet, yanl─▒┼čs─▒z yaz─▒lm─▒┼č y├╝z dize, hatta daha da az─▒, ikinci derecede bir adam─▒n yetenek ve ├Âzg├╝nl├╝─č├╝n├╝ i├žerse bile, gene de bir sanat├ž─▒y─▒ ├╝nl├╝ k─▒lmaya yeter, diye diye sonunda ┼ču d├╝┼č├╝nceyi kafama iyice yerle┼čtirdi. S├╝rekli ├žal─▒┼čan ve zanaat─▒n─▒ adamak─▒ll─▒ bilen bir kimse, anlay─▒┼čl─▒, g├╝├žl├╝ ve iyi bir g├╝n├╝nde mutlu bir rastlant─▒yla ruhunun b├╝t├╝n e─čilimleriyle kayna┼čan bir konuyla kar┼č─▒la┼čt─▒ m─▒, yaratabilece─či o biricik yetkin k─▒sa yap─▒t─▒ do─čurmamas─▒ i├žin hi├žbir neden kalmaz.
Art─▒k anlad─▒m ki, en ├╝nl├╝ yazarlar bile genellikle bir tek yap─▒t vermi┼čtir. Bu yap─▒t─▒ vermek i├žin de, her ┼čeyden ├Ânce ├Ân├╝m├╝ze y─▒─č─▒lan sonsuz say─▒da gere├ž aras─▒ndan, b├╝t├╝n yetilerimizle, b├╝t├╝n de─čerlerimizle, b├╝t├╝n sanatsal g├╝c├╝m├╝zle kayna┼čabilecek olan konuyu bulup ortaya atmak yolunu bulmal─▒d─▒r.
Daha sonra Flaubert de beni sevdi. Kendisini ara s─▒ra g├Âr├╝rd├╝m. Ona birka├ž yaz─▒m─▒ vermek c├╝retini g├Âsterdim. L├╝tfedip okuduktan sonra dedi ki: ÔÇťYetene─činiz var m─▒ bilmem, getirdikleriniz anlay─▒┼čl─▒ bir adam oldu─čunuzu g├Âsteriyor. Ama delikanl─▒ -Buffon'un dedi─či gibi- yetenek b├╝y├╝k bir sab─▒rd─▒r, bunu hi├žbir zaman unutmay─▒n. ├çal─▒┼č─▒n.ÔÇŁ
├çal─▒┼čt─▒m, ho┼čuna gitti─čimi anlad─▒─č─▒m i├žin de s─▒k s─▒k evine gittim. ├ç├╝nk├╝ bana g├╝lerek ├Â─črencim demeye ba┼člam─▒┼čt─▒.
Tam yedi y─▒l ┼čiirler, ├Âyk├╝ler, k─▒sa ├Âyk├╝ler, hatta bir de ├žok k├Ât├╝ bir dram yazd─▒m. Bug├╝n onlardan iz bile kalmad─▒. Hoca hepsini okuyor, ertesi pazar yemek yerken de ele┼čtirilerini yap─▒yordu. B├Âylece sab─▒rla uzun uzun anlat─▒lan derslerinden iki ├╝├ž d├╝┼č├╝nce kafamda iyice yer etti. ÔÇťE─čer insanda ├Âzg├╝nl├╝k varsa onu ortaya koymal─▒, yoksa onu edinmeye bakmal─▒ÔÇŁ derdi.
-Yetenek b├╝y├╝k bir sab─▒rd─▒r. Bir ┼čey anlat─▒lmak istendi mi, ┼čimdiye kadar hi├ž kimse taraf─▒ndan g├Âr├╝lmemi┼č ve s├Âylenmemi┼č bir yan buluncaya kadar o ┼čeyi dikkatle uzun uzad─▒ya g├Âzden ge├žirmek gerekir. Her ┼čeyde ke┼čfedilmemi┼č bir yan vard─▒r. G├Âzlerimiz her ┼čeyi bizden ├Âncekilerin bizde b─▒rakt─▒─č─▒ an─▒lar─▒yla g├Ârmeye al─▒┼č─▒kt─▒r. Oysa en ufak bir ┼čeyde bile bilinmeyen bir yan vard─▒r. ─░┼čte onu bulal─▒m. Yanan bir ate┼či ya da ovadaki bir a─čac─▒ betimlemek i├žin, bu ate┼čin ya da a─čac─▒n ├Ân├╝nde hi├žbir ate┼če ya da a─čaca benzemeyecek bir yan buluncaya kadar dural─▒m.
─░┼čte insan ancak bu bi├žimde ├Âzg├╝n olur.
├ťstelik yery├╝z├╝nde iki kum zerresinin, iki sine─čin, iki elin, iki burnun bile birbirlerine benzemedi─či ger├že─čini ortaya koyduktan sonra; beni, bir yarat─▒─č─▒ ya da nesneyi iyice ├Âzelle┼čtirecek, ayn─▒ ─▒rktan ya da ayn─▒ t├╝rden olan yarat─▒klardan ya da nesnelerden ay─▒rt ettirecek birka├ž t├╝mce bulmaya zorlard─▒.
Bana ┼č├Âyle derdi: ÔÇťKap─▒s─▒n─▒n ├Ân├╝nde oturan bir bakkal─▒n, piposunu t├╝tt├╝ren bir kap─▒c─▒n─▒n ya da bir fayton dura─č─▒n─▒n ├Ân├╝nden ge├žerken; bu bakkal─▒n, bu kap─▒c─▒n─▒n davran─▒┼člar─▒n─▒, ustaca betimleme sayesinde manevi cephesiyle birlikte b├╝t├╝n maddi yanlar─▒n─▒ o bi├žimde canland─▒r ki, onu hi├žbir bakkalla, hi├žbir kap─▒c─▒yla kar─▒┼čt─▒rmayay─▒m ve filan fayton at─▒n─▒n neden ├Ân├╝nde, arkas─▒nda duran di─čer elli fayton at─▒na benzemedi─čini bana bir tek s├Âzc├╝kle anlat.ÔÇŁ
Deyi┼č ├╝zerine d├╝┼č├╝ncelerini ba┼čka bir yerde uzun uzad─▒ya anlatm─▒┼čt─▒m. ┼×imdi ileri s├╝rd├╝─č├╝m g├Âzlem kuram─▒yla deyi┼č ├╝zerine d├╝┼č├╝nceleri aras─▒nda s─▒k─▒ bir ili┼čki vard─▒r.
S├Âylenmek istenen ┼čey ne olursa olsun, kesinlikle onu anlatacak bir tek s├Âzc├╝k, canland─▒racak bir tek eylem, nitelendirecek bir tek s─▒fat vard─▒r. ─░┼čte insan, bu s├Âzc├╝─č├╝, bu eylemi, bu s─▒fat─▒ buluncaya kadar u─čra┼čmal─▒; hi├žbir zaman yakla┼č─▒k olanla yetinmemeli, hi├žbir hileye, hatta ba┼čar─▒l─▒ bile olsa, yine de g├╝├žl├╝─č├╝ yenmek i├žin dil ┼čaklabanl─▒klar─▒na ba┼čvurmamal─▒d─▒r.
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   ...    68   »   


´╗┐